Hacı Bektaş Veli’nin Hayatı

Hacı Bektaş Veli’nin Hayatı

 

XIII. yy.da yetişmiş ünlü bir düşünür ve gönül adamıdır.

 

Horasan’ın Nişabur kentinde doğmuştur. Annesi Hatem Hatun, babası Seyyit İbrahim Sani’dir. Ve her ikisi de Türk soyundandır. Seyyid Muhammed bin İbrahim Ata olup, ölümünden sonra Hacı Bektaş-ı Veli diye anılmaya başladı.

Hacı Bektaş Veli’nin çeşitli kaynaklarda doğum ve ölüm tarihleri değişik gösterilmektedir.. Bazı kaynaklarda doğumu 1242, Anadolu’ya gelişi 1270-1280 yıllan arası, ölümü ise 1337 olarak, bazı kaynaklarda ise doğumu 1209, ölümü 1271 olarak yazılmaktadır.

İlk bilgilerini Ahmet Yesevi’nin halifelerinden olan Şeyh Lokman-ı Perende’den aldı. Muhtemelen Cengiz Han istilası nedeniyle kardeşi Menteş’le birlikte Horasan’dan gelerek Anadolu’da önce Amasya, Kırşehir ve Kayseri’ye, sonra da Sulucahöyük (Hacıbektaş)’e yerleşti.

 

Burada çok sayıda öğrenci de yetiştiren ve yeniçeri ocağının da piri olarak bilinen Hacı Bektaş Veli Anadolu birliğinin sağlanmasına yardımcı olmuştur . Hacı Bektaş Veli, Türk dili ve kültürünün yabancı etkilerden ve her türlü yozlaşmalardan korunması çabalarını ömrü boyunca sürdürmüştür. Ortaya koymuş olduğu birleştirici ve yükseltici öğreti her türlü bağnazlıktan uzak, çağa uyan ilkeler haline gelmiştir. Hacı Bektaş Veli ibadet ve günlük yaşamda kadını erkeğin yanına almıştır. Güzel sanatlara sevecenlikle bakmış, Dergah’ta öğretisini yaşama geçirmiştir.

 

Hacı Bektaş-ı Veli, Ahmet Yesevî’nin ya da onun halifesi Lokman Perende’nin müridi, Mevlâna ile Yunus Emre’nin çağdaşıdır. Anadolu Selçuklularına başkaldırarak idam edilen (1240) Şiî-batınî inançlara sahip olan Baba İshak ile ilişkiler kurduğu da bilinmektedir. Baba İshak’ın idamından sonra onun müritleri Hacı Bektaş’ın çevresinde toplanmıştır.

“Vilayetname”ye göre de Ürgüp yöresindeki Hıristiyanlarla sıkı ilişkiler geliştirerek onların İslâmiyet’i kabul etmelerine zemin hazırladı. Şamanist olan Moğolların Müslüman olmaları için de halifelerini Anadolu’nun her köşesine gönderirdi. Anadolu’daki Müslüman ve gayrimüslim topluluklar arasında bir yakınlaşma ortamının doğmasına önemli katkılarda bulundu.

Bu sırada Anadolu’da dinsel, ekonomik, askeri ve toplumsal bir kuruluş olan ve kendisinin de bağlı olduğu Ahilik ile büyük hizmetler yapan Hacı Bektaş-ı Veli ve öğrencileri, Osmanlı sultanları tarafından da sevildi ve saygı gördü. O sıralarda kuruluş döneminde olan Osmanlı Devleti’nin sağlam temeller üzerine oturmasında büyük hizmetleri olduğu kimi kaynaklarda belirtilir. Sultan Orhan zamanında oluşturulan “Yeniçeri Ordusu”na dua ederek, askerlerin sırtlarını sıvazlardı. Böylece Hacı Bektaş-ı Veli’yi kendilerine manevi pir olarak kabul eden Yeniçeri Ordusu, manevi yaşamını ve disiplinini ona bağladı. Hacı Bektaş-ı Veli, yüzyıllarca Yeniçeriliğin piri, üstadı ve manevi koruyucusu olarak bilindi. Bu bağlılık ve yakınlık, Yeniçerilerin barış zamanındaki talimleri ve savaşlardaki gayret ve kahramanlıklarında çok olumlu sonuçlar verdi. Bütün bunlar, halk ile Yeniçeriler arasındaki yakınlığı kuvvetlendirdi. Yeniçerilerin, dervişler gibi cihat arzusuyla dolu ve görülmemiş derecede kahraman ve fedakâr oluşlarında, bu durum olumlu etkiler gösterdi.

 

Makalat, Kitabu’l-Fevaid, Hacı Bektaş’ın Şathiyyesi ve Besmele Tesviri isimli eserlerinin olduğu bilinmektedir. Hacı Bektaş Veli’nin hayatı ve kerametlerini anlatan “Velâyetname” önemli bir eserdir.

 

Hakkında: admin

Avatar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir